Aşk Mesajları Aşk Mesajları

GüzeL SözLer

Sarhoş Fıkraları

001. Özel müşteri
Kızını evlendirecek olan barmen, bir meslektaşından yerine bir gecelik bakmasını ister. Arkadaşı ”Ama ben müşterilerini tanımam ki!” deyince barmen ”Merak etme, hiç sorun değil. Özel iki müşterim var. Onlar gelip başparmaklarını yukarı tutarlarsa bira verirsin, aşağı tutarlarsa viski… Herhangi bir sorun olursa, al şu telefon numarasını…” Gecenin bir vakti telefon çalmış. Barmen açınca arkadaşı panik içinde ”Başım dertte. Seninkiler geldi, başparmaklarını yukarı çevirdiler bira verdim, aşağı çevirdiler viski. Ancak şimdi ikisinin de ağzı bir karış açık, bara dayanmış, öylece duruyorlar!..” Barmen gülerek ”Kusura bakma, söylemeyi unutmuşum. Onlar sağır ve dilsiz…Sarhoşolunca şarkı söylemeye başlarlar!..” (Erendiz Kasnak/3000 Fıkra)

002. Beyaz içki
Hans ile Peter muhabbet ederken ”Bizim birahanelerde insanlar öyle koyu muhabbete dalmıyor. Oysa beyaz içki içen Türkler’in uzun uzun oturulup çene çalınan meyhaneleri var.” Denemek için rakı içmişler. Bir dubleden sonra Hans yumruğunu vurarak arkadaşına dönmüş ve ”N’olacak bu Almanya’nın hali?” demiş. (500 Temelsiz Fıkra/İlhan Durusoy – Ahmet Turhan Altıner)

003. Gariplik
Bir kadın gittiği barda barmene, “Barmen, bana 6 sek yolla” demiş. İçkilerini içtikten sonra barmenden 5 sek istemiş. Sonra sırasıyla 4, 3, 2 ve 1 içki istemiş. Sonuncuyu içtikten sonra barmeni çağırmış: “Barmen…” demiş, “Bu işte bir tuhaflık var. Ne kadar az içersem, o kadar çokSarhoşoluyorum.”

004. “Benim oğlum…”
Dört arkadaş barda muhabbete dalmıştır. İçlerinden biri tuvalete gider. Üç arkadaş sohbetlerine devam ederler. Birinci adam oğlundan söz eder, “Benim oğlan araba yıkamakla işe başladı. Bir baltaya sap olamayacağından korkuyordum ama bir gün arabasını yıkadığı adamlardan biri ona iş teklif etmiş. Sonra iyi bir araba satıcısı oldu. Hatta o kadar iyi para kazandı ki geçenlerde bir arkadaşının doğum gününde ona Mercedes aldı!” İkinci adam da mevzuya girer, “Benim oğlum da biraz problemliydi. Büyük bir emlak şirketinde çalışırken inanılmaz bir iş kaptı ve ondan sonra ilerledi acayip zengin oldu. Çalıştığı şirketi de satın aldı. Bir arkadaşının doğum gününde ona bir ev bile hediye etti.” Diğerlerini dinleyen üçüncü adam da heyecanla söz alır, “Aynen benimki de öyle. İşe bir borsa şirketinde temizlik elemanı olarak başladı. Bir gün kendi kendine hesaplar yaparken patron tarafından fark edilince broker oldu ve büyük başarılarla inanılmaz bir servete sahip oldu. Üstelik de en iyi arkadaşına bir milyon dolarlık hisse senedi armağan etti!” Bu sırada dördüncü adam tuvaletten çıkmış ve sohbete katılmıştır. Diğerleri ona çocuklarından bahsettiklerini söyleyince adam içini çekerek konuşmaya başlar, “Ehh… Benim oğlumun bir hayal kırıklığı olduğunu itiraf etmeliyim. Doğru düzgün bir işte dikiş tutturamadı, berber çıraklığı falan yaptı, eroine bulaştı. Derken onun yoldan çıkmış olduğunu fark ettim, maalesef homoseksüelmiş! Çok çok üzüldüm. Bir sürü erkekle birlikte olduğunu duydum…” Adam, gülümsemeye çalışarak konuşmasına devam eder, “Ama işe iyi tarafından bakmaya çalışıyorum. Geçen doğum gününde bu homoseksüel arkadaşları ona bir Mercedes, bir ev ve bir milyon dolarlık hisse senedi hediye etmişler!” (Berrin Yanıkkaya)

005. At kadehi elinden….
Barda, içki bardağına dalgın dalgın bakan bir adam oturuyordu. Neredeyse yarım saattir bu durumu değişmemişti. Derken, kavgacı görünüşlü, azman bir kamyon sürücüsü bardan içeri girip adamın yanına tünedi, adamın elinden içki bardağını alıp bir dikişte fondipleyiverdi. Zavallı adam ne yapacağını bilemeyip birden ağlamaya başladı. Bunu gören azman kamyon sürücüsü insafa gelip, “Hey, kes şunu, sadece şaka yaptım, sana başka bir içki ısmarlayacağım, hiç böyle ağlayan bir erkek de görmedim!” dedi. Zavallı adam cevaben “Hayır, hiç de düşündüğün gibi değil. Bugün hayatımın en berbat günü galiba. İlkin uyuyakalmışım ve işime geç kaldım. Patronun ters günüymüş, kudurdu ve beni işten kovdu. Üzgün dargın binayı terk ederken, arabamı aradım, ancak park ettiğim yerde değildi, çalınmıştı. Polise gidip durumu anlattım ancak bir şey yapamayacaklarını söylediler. Eve dönmek için bir taksi çevirdim, taksiden inip eve girmek üzereyken cüzdanımı ve tüm kredi kartlarımı takside düşürdüğümü fark ettim. Gözden kaybolmakta olan taksiye bakakaldım. Eve girdim, o ne? Karım yatakta bahçıvanımızla sevişmiyor mu! Hırsla oradan ayrılıp bu bara geldim. Hayatıma son vermeyi intihar etmeyi düşünüyordum. Birden sen çıkageldin ve benim zehirimi içtin.”

006. Bira
Hollanda’nın “Heineken”, Çek Cumhuriyeti’nin “Plzen” ve bizim Efes Pilsen’in genel müdürleri buluşurlar. Bir şeyler içmek için bir bara gidip otururlar. Barmen ne içmek istediklerini sorar. Heineken’in müdürü Heineken birası ister, Plzen’in müdürü de tabii ki Plzen… Efes Pilsen’in müdürü de bir bardak su ile yetinir. Bu duruma Heineken’le Plzen’in müdürleri şaşırırlar ve “Neden sen de bira içmiyorsun?” diye sorarlar. Efes Pilsen’in müdürü gayet sakin: “Siz bira içmiyorsunuz ki, ben de içeyim!” (Atilla Balcı)

007. Kimseye yaranamamış
2 ahbap barda oturmuş konuşuyorlar… “Sen bugün niye böyle durgunsun?” Diğeri “Yahu hayat ne tuhaf… Bir kızla çıkmaya başlayınca bir sürü kişiye kendini beğendirmek zorundasın. Mesela şirkete yeni gelen kızla çıkıyordum ya, annesi benden hoşlandı ama babasıyla bir türlü anlaşamadık. Sonra biliyorsun apartmana yeni taşınan kızla çıktım, onun da babası beni çok tutmuştu, ama annesi kıl oluyordu. Son bir aydır da harika biriyleyim, annesi beni çok sevdi, babası da çok kaliteli biri olduğumu düşünüyor. Gel gör ki kocası yüzümü görmeye tahammül edemiyor! (Müge Serdar)

008. En eski
Çok, ama çok içiyordu. Arkadaşları onu içkiden vazgeçirmek için bir oyun hazırladılar. İçkisine uyku ilacı koydular, uyuttular. Sonra da evde bir odayı boşaltıp, hepsi beyaz çarşaflara sarılıp uzandılar. Onu da çırılçıplak soyup çarşafa sardılar. İlacın etkisi geçip de uyanınca etrafındakilere baktı. Sonra yakınındakine:
– Neredeyim? Sen kimsin? Burası neresi?
– Burası öbür dünya. Sana ‘içme’ dediler, içtin öldün. Ben İstanbul’un fethinde ölen askerlerden Ali’yim.
Kalktı, gitti, ötekilere sordu:
– Sen kimsin? Sen kimsin? Ya sen?
– Ben Birinci Dünya Savaşı’nda cephede öldüm…
– Ben Balkan Harbi’nde öldüm…
– Ben geçenlerde trafik kazasında öldüm…
Bizimki yine ilk konuştuğuna döndü: “Heey ahbap…” dedi, “Anladığım kadarıyla buradakilerin en eskisi sensin, bilirsin. Buranın meyhanesi ne yanda kuzum!..”

009. Bira
Müşteri, garsona çatıyordu:
– Buraya bakın, bira bardağını doldurmamışsınız!..
– Nasıl olur? Üstünden biraz içtiniz de ondan…
– Yoo, içmedim hiç.
Garson gülümsedi bunun üzerine:
– Peki, biranın üzerinde yüzen sineğe ne oldu öyleyse?..

010. Barmenin kabusu
Adamın biri bara girer. Biranın fiyatını sorar. 60 bin TL olduğunu öğrenince “Bana bir bira…” der ve bankoya 60 tane bin liralık dizer. Barmen tam parayı alacağında, en alttaki paraya bir fiske vurup ve paraları dağıtır. Barmen söylenerek, dağılan paraları toplar. Ertesi akşam adam yine bir bira ister ve 60 tane binliği dizer. Adamla barmen bir an gözgöze gelirler. Barmen parayı kapacakken, adam yine dağıtır. Ertesi gece adam 100 bin TL’lik bir banknot uzatır ve bir bira ister. Barmen birayı verir ve içinden “Şimdi sıçtım ağzına!..” der. Çıkarır barın üzerine 40 tane binlik dizer. Adam tam parayı alacakken bir fiske… Adam gayet sakin cebinden 20 tane bin liralık bozukluk çıkarır ve bara dizer; “Bana bir bira daha!..” (Ahmet Aydın)

011. “İçince dağıtıyorsun…”
Biranın 1 $ olduğunu öğrenen adam tüm bara bira ısmarlar; barmene “Sen de iç” der. Hesabı ödemeye kalkınca cebinden yalnızca 1 $ çıkar. Bir temiz dayak yer. Bu olay bir kaç gün sürer. En sonunda adam “Herkese benden bira, sen hariç barmen!” Barmen nedenini sorduğunda “Sen içince dağıtıyorsun!..”

012. Kasaba
Sarhoş sürücü arkadaşına döndü:
– Sanırım bir kasabaya yaklaşıyoruz.
– Ner’den çıkardın şimdi bunu?
– Daha çok adam ezmeye başladık da… (Cenk Mutlu)

013. Ceza
– Bu sabah sokakta bir kadını zorla öpmekten yargılandım.
– Ne oldu sonuç?
– Hiç sorma! Yargıç öptüğüm kadını görünce ayrıca aşırı sarhoşluktan da ceza verdi bana!.. (Cenk Mutlu)

014. Sarhoş
KadınSarhoşkocasını meyhaneden çıkarmaya çalışıyordu.
– Haydi gidelim burdan, gidip yatalım.
– Yatalım bari… Şimdi eve böyle dönersem karım kıyameti koparır!.. (Cenk Mutlu)

015. Gariplik
Bir İskoçyalı ile bir Yahudi, sarhoşluk suçu ile mahkemede yargıcın huzuruna çıkarıldılar. Yargıç sordu: “Bu suçu kabul ediyor musunuz?” İkisi de bir ağızdan: “Hayır!” diye bağırdılar. Bunun üzerine yargıç polise sordu: “Bunları buraya getirmene sebep olan delil nedir?” Polis cevap verdi: “Bu İskoçyalı sokağın köşesinde durmuş, cebindeki paraları sokağa atıyordu. Yahudi de onları yerden topluyor, İskoçyalı’ya veriyordu. O halde ikisi de sarhoştular.” (Fatma Demirdöven)

016. Kapılar karışınca
Mahkemede yargıç, sabıkalıya;
– Sen bu bayanın evine girmişsin.
– Sarhoştum, sayın yargıç. Kendi evim sanmıştım.
– Öyleyse bayanı görünce neden kaçtın?
– Onu da karım sandım efendim…

017. Elyasa barda
Elyasa bara girer ve bir bira ısmarlar. Birayı alıp tuvalete gidip döker ve gelip barmenden bir bira daha ister. Tekrar tuvalete gider birayla döker ve geri gelir. Bir bira daha ister. Tekrar gidip tuvalete döker. Bu böyle bir kaç defa daha sürer. Sonunda barmen dayanamaz ve sorar “Bey’fendi neden biraları içmeden gidip tuvalete döküyorsunuz?” Elyasa, “Ben aracı kullanmayı sevmem de!..” (Hasan Çeliktaş)

018. iddia
Adamın biri bara girer ve barmenle konuşmaya başlar..
– Sana bir teklifim var!
– Duyalım bakalım..
– Seninle 500 dolara bahse girerim barın arkasındaki ikinci raftaki boş bardağa buradan bir damla taşırmadan işeyebilirim!..
– Tamam kabul…
Adam bardak dışındaki her yere işer; özellikle de barmenin üzerine… Sırıtarak işini bitirir, barmene bakar;
– Pekala üstüm başım rezil oldu ama şu 500 papeli görelim!..
– Al!
Sırıtmaya devam ederek parayı bara koyar…
– Sen neye gülüyorsun lan denyo?.. 500 dolar kaybettin!
– Hayır!.. Ben şu köşede bilardo oyanayan adamlarla 1000 dolarına bahse girdim, senin ve barının her tarafına işeyebileceğime ve senin bundan memnun bile olabileceğine!.. (“serseri”/AskMesajLar)

019. Önlem
Akşamcının birinin ıssız adada karşısına bir cin çıkıyor. Görevi olduğu üz’re akşamcıya 3 isteğini soruyor cin. Adam; “Şu denizin hepsi rakı olsun!..” diyor. İkinci istekde ise karşıdaki adacıkların meze olması yer alıyor. Üçüncü ve son istekiçin adam sıkıntılı bir halde oradan oraya dolanıp düşünüyor. Epeyce bir zaman geçiyor. “Eee, ha’di son isteğini de söyle!” diyorlar. Adam yüzünü buruşturup sıkıntılı bir halde; “Ne olur, ne olmaz!.. Sen gitmeden bir ufak bırak da öyle git!.. der. (“redriver”/AskMesajLar)

020. Süpermen
Adamcağız hayli alkollü ve de bitkin bir biçimde gecenin üçünde evine gelir. Karısı son derece zinde, duruma kesinlikle hakim, kocasını sorgulamaya başlar.
– Söyle bakalım Süpermen, neler yaptın bu akşam?
– Valla karıcığım, patronla beraber müşterileri yemeğe götürdük.
– Eeee, sonra ne yaptınız Süpermen?
– Oradan striptize gittik… Ben sadece seyrettim.
– Yani sen bir şeyler yapmadın değil mi, Süpermen?
– Ben hiç bi’ şeycikler yapmadım! Ama sen niye bana iki de bir Süpermen diyorsun?
– Valla, ben bir seni, bir de Süpermen’i gördüm donunu pantolonunun üstüne giyen!.. (“akay”/AskMesajLar)

021. Test
Alkoliklerin, balicilerin ve esrarkeşlerin savaş durumunda ne yapacaklarını merak ederler ve ülkedeki en sağlam 20 alkolik, 20 balici ve 20 esrarkeşi toplatıp birer odaya kapatmaya karar verir. Odaya kapatırken alkoliklere şişe-şişe alkol, balicilere koliler dolusu bali ve esrarkeşlere bir çuval esrar verirler. Aradan bir hafta geçer, 3 odadan da ses seda yoktur. Gecenin bir vakti apar topar alkoliklerin odasına girerler ve “Savaş çıktı!” derler. Alkoliklerin kafa 1 milyondur, savaş lafını duyunca ”Neee… Savaş mı? O düşmanın tozunu atarız lan!..” deyip şişeleri de kapıp araziye görevlilerden önce atlarlar. Sıra balicilere gelmiştir. Aynı şekilde onların odasına girip “Savaş çıktı!..” derler. Baliciler: ”Nee… Savaş mı?..” deyip birbirlerine girerler. Sıra esrarkeşlere gelmiştir. Görevliler bir hışımla esrarkeşlerin odasına girerler ve “Savaş çıktı!..” diye bağırırlar. Ortamdaki en baba esrarkeş hiç telaşlanmaz, gayet sakin bi şekilde: ”Çıksın, çıksın… Yalnız sen kapıyı kapat da duman çıkmasın!..” der… (“timsah”/AskMesajLar)

022. Adap
Adam, 60 katlı binanın terasındaki barda içkisini içerken yanına biri gelip içkisini kapar ve içer. Adam kızınca, öbürü, “Dur bak ne yapacağım” der ve bardağı terastan aşağıya atar, arkasından da kendisi atlar. Yere 3-5 metre kala bardağı yakalar ve uçarak yukarıya gelir. Adam şaşkın; “Nasıl yani?” der. Öbürü de “Keramet içkide, sen de yapabilirsin!” diye cevap verir. Adam, iki içki ısmarlar, birini kendi içer ve bardağı atıp arkasından gider. Yine yere 3-5 metre kala bardağı yakalar ama uçmak şöyle dursun kaldırıma yapışır.Barmen, öbürüne seslenir; “Ulan Süpermen!.. Şakanın da bir adabı var!..” (Faik Dönmez)

Bir Kaç Dakika Önce EkLenen içeriğimizi Görmek için Lütfen Yazıya TıkLayınız >>> BüLent Ecevit Fıkraları

Gelen aramalar: espirili sarhos resimleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kategoriler

Benzer İçerikler

Hazır MesajLar