Aşk Mesajları Aşk Mesajları

GüzeL SözLer

Deli Fıkraları

001. Test
Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında “Şunlara son bir test yapalım da görelim, akılları başlarına gelmiş mi?” demişler. Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve “Buy’run beyler, yiyin.” demişler. Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş, “Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!..”

002. Ampul
Akıl hastahanesinde bir deli kendini ayağından tavana asmış. Doktor nedeninini sorunca: “Arkadaşımız kendini ampul sanıyor.” demişler. Doktor indirilmesini isteyince hep bir ağızdan; “İyi ama, o zaman karanlıkta kalırız!..”

003. Saat
Deli saatini hastanenin bahçesindeki havuza atmış. Bunu gören arkadaşı:
– Niye attın saati havuza?
– Nasıl yüzdüğünü görmek için.
– Peki, kurdun mu?
– Hayır.
– Enayi, kurmadan yüzer mi?

004. Karşı
Bir akıl hastası, bulunduğu kaldırımdan karşıya geçip rastladığı ilk görevliye sormuş: “Afedersiniz, karşı kaldırım nerede acaba?” Görevli şaşırmış; ama yine de karşı tarafı göstererek: “İşte şurada…” demiş. “Kime yutturuyorsun yahu… Daha şimdi or’da sordum, burayı gösterdiler!..”

005. Delilik
Katil, suçunu itiraf etti, yargıç da durumu jüri heyetine iletti. Biraz sonra jüri başkanı kararı açıkladı: “Bu sanık suçsuzdur…” Yargıç adamakıllı kızdı: “Canım, ne biçim iş bu!.. Adam, ‘ben katilim’ diyor, suçunu itiraf ediyor siz de suçsuzdur kararına varıyorsunuz… Acaba, suçsuzdur kararını neye dayanarak verdiniz?” Jüri başkanı; “Delilik efendim, delilik…” Yargıç bütün jüri üyelerini teker teker süzdü. Başını sallayarak: “Sahi mi? 12′niz de mi peki?..”

006. Çorap
Akıl hastanesinde doktor, davranışlarını normal bulduğu hastaya niçin hastanede bulunduğunu sorar. Hasta: “Pamuklu çorapları yünlülere tercih ettiğim için…” diye cevap verir. Şaşıran doktor: “Anormallik bunun neresinde? Ben de pamuklu çorapları tercih ederim.” der. Hasta sevinçle karşılık verir: “Çok memnun oldum doktor. Sizinkiler limonlu mu, yoksa sirkeli mi?..”

007. Delik
Adamın biri tımarhaneyi gezmeye gitmiş. Bakmış deliler kapıdaki delikten içeri doğru bakıyorlar. Bakan tekrar sıraya geçiyor. Devamlı bir döngü gibi olay yineleniyor. Adam merak etmiş. O da sıraya girmiş. Sıra kendisine gelmiş. Eğilip bakmış. Zifiri karanlık, hiçbir şey yok. Bir tanesini durdurup sormuş: “Yahu ben hiç birşey göremedim!..” Deli şaşırmış: “Ulan biz iki yıldır bakıyoruz bir şey göremiyoruz. Sen ilk bakışta mı göreceksin?..”

008. Tuvalet kağıdı
Delikanlı ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde tedavi görmektedir. Tedavisi iyi de gitmektedir. Bir gün hemşireyle birlikte bahçede gezinirken delikanlının başına kuş pisler. Durumu gören hemşire yerinden kıpırdamamasını, gidip tuvalet kağıdı getireceğini söyler. Delikanlı ”Saçmalamayın hemşire hanım… Siz dönene kadar kuş kilometrelerce yol almış olur!..”

009. Parmaklık
İki deli akıl hastanesinden kaçmaya karar verirler. Aralarında kararlaştırırlar; parmaklık yüksekse altından, yüksek değilse üstünden geçecekler. Delinin biri diğerinin gidip kontrol etmesini ister. Diğeri gider. Sonra geri döner: ”Maalesef kaçamayacağız, çünkü parmaklık yok!..”

010. Masraf
İki deli, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler. O sevinçle saatte 160’la uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzincinin önünde durdular. Arabayı süren; “Yüzbin liralık… Süper olsun!” Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra; “Gidin işinize be!.. Sizin civatalarınız gevşek!..” diye bağırdı. İkinci deli, arabayı kullanana döndü “Gördün mü! Araba masraf kapısı açtı bile!..” (Deniz Kumsal)

011. Çay
Deli, kahveye girdiğinde soluk soluğaydı. Boş bir masaya oturup ocağa seslendi; “Bana bir çay!” Çay geldi, şekerleri atıp karıştırdı. Garsondan yine şeker istedi. Onları da atıp karıştırdı, yeniden istedi. Garson; “Sekiz şeker koydun çaya!” dedi saşkın saşkın. Deli “Koydum ama, iste görüyorsun, hepsi eriyor!” (Deniz Kumsal)

012. Çok şaşıracak
Uçak Yeşilköy’den kalkmıştı. Bakırköy Akıl Hastanesi’nin üzerinden geçerken, pilot birden gülmeye başladı. Hostes bu gülüşün sebebini sorunca; “Başhekim kaçtığımı öğrenince kim bilir nasıl şaşıracak!..” (Kanat Gezgen)

013. Tımarhane
Tımarhanede doktorlar bütün hastaları bir odaya toplarlar. Doktorlardan biri kara tahtaya bir çizgi çizer ve akıl hastalarına bu çizgiden atlayanları taburcu edeceklerini söyler. Bir anda hastaların hepsi birden çizgiden atlamaya çalışır; tabii atlamak isteyen hastaların ağzı burnu dağılır. İçlerinden biri çizgiden atlamaz. Doktorlar bunu görür ve “Hah, bu adam iyileşmiş.” derler. “Neden sen de çizgiden atlamadın?” diye sorarlar. Deli böbürlenerek “Ben deli miyim? O çizgiyi biraz daha aşağı çekin atlayayım.” der.

014. Deli
Doktor yılbaşı nedeniyle hastaneleri gezip, iyileşen delileri salmaya karar vermiş. Bir sürü hastaneyi gezmiş, fakat hiç iyileştiğine kanaat getirilen deliye rastlamamış. En sonunda bir hastaneye gitmiş, bir de bakmış ki bütün deliler zıplıyor. Hemen onlarla ilgilenen doktorlara sormuş: “Bunlar neden böyle zıplıyorlar?” Doktor “Bunlar kendilerini mısır patlağı zannediyorlar.” demiş. Delilerden bir tanesi zıplamadan yatağın üzerinde sabit bir şekilde duruyormuş. Hemen ona yaklaşarak sormuş. “Sen neden zıplamıyorsun?..” Deli; “Ben tavaya yapıştım!..” (Mehnur Yılmaz)

015. Somun
Adamın biri gece vakti arabasıyla ilerlerken akıl hastanesinin önünde lastiği patlamış. Değiştirmek için arabadan inmiş. Lastiği söktükten sonra, elinde tuttuğu 4 somunu yanlışlıkla düşürmüş ve hepsini kaybetmiş. Ne yapacağını bilemez halde bakınırken, başından beri camdan onu izleyen bir deli seslenmiş:
– Heyy… Ne arıyorsun or’da fellik fellik?
– Lastiğin somunlarını kaybettim, onları arıyorum!
– Onları bulamazsın… Bence diğer 3 lastikten birer somun söküp lastiği tak… Bu seni lastikçiye kadar idare eder.
Adam hemen delinin dediğini uygulamış. tam yola koyulacakken merak edip deliye sormuş:
– Yaaa… Sen bu kadar pratik zekaya sahipsin… Ne işin var or’da?
– Oğlum biz delilikten yatıyoruz, salaklıktan değil!.. (“iloverosekhan”/EkşiSözlük)

016. Mektup
Bir deli bahçede oturuyormuş. Doktoru sormuş:
– Ne yapıyorsun?
– Mektup yazıyorum…
– Kime yazıyorsun?
– Kendime…
– Peki, ne yazdın?
– Bilmem!.. Daha gelmedi!..

017. Direk
Delinin biri direğin tepesine bir kağıt asar. Diğer deli oraya ne astığını sorar. İlk deli söylemez. Diğer deli merak eder bir hafta boyunca meraktan ölür. Neden sonra direğe çıkar, bakar ki, kağıtta “Burası direğin tepesidir!” yazılıdır.

Bir Kaç Dakika Önce EkLenen içeriğimizi Görmek için Lütfen Yazıya TıkLayınız >>> Alışveriş Fıkraları

Gelen aramalar: akıl hastanesi fıkraları kısa,deli fıkraları kısa,hüseyin kağıt kısadeli indir

Kategoriler

Benzer İçerikler

Hazır MesajLar